HERKESIN 85. CUMHURIYET BAYRAMINI
|
| Zorunlu dindersi dinayet emri Aglayip sizlanma çek restini be Büyük yürüyüs yap yik bu devri Fidanlar yetistir çek restini be |
Eylemler yapilsin yeter bekleme Gerçek oki daha sorun ekleme Halkin gücünü örgütle saklama Sikayetci olma çek restini be, |
|
|
Fezalibaba (Haci CIRIK) |
| Ben olaydim su kaymagin dumani Irgatlik olurdu ekin zamani Gicilardi kagni harman zamani Su esen harmanin tozu olaydim |
Geceleri harmanlarda yatardik Dügünlerde davul zurna çalardik Türküler söyleyip halay tutardik Halay basi tutan el ben olaydim |
| Harmanin kaginda laf lafi açar Caminin suyundan demlenir çaylar Kurbanlar edilir cem olur canlar Asiginin elinde saz ben olaydim |
Kuzuyu koyuna katip yayardik. Katip da yaydik Davar yataginda koyun sagardik.çok koyun sagdik. Cih cih diye kuzulari ayirdik Koyun basi tutan el ben olay |
| Cemlerde olurdu türlü muhabbet Baldan da tatliydi canlarla sohbet Hak için yapilir on iki hizmet, Yerlere serilen çul ben olayd?m |
Delidolum ne söylesem bosuna Hasretinden neler geldi basima Bu gurbet kopardi benim suçum ne Örme yoldan inen yol ben olaydim, |
| Akillisi vardir hemde delisi Kötüsü olurda ille iyisi Armudun sapida üzümün çöpü Efil, efil esen yel ben olaydim arifin asigin dilinde söz ben olaydim |
![]() |
uzun zaman sonra yeniden merhaba, ben adanadan yusuf aydin. heryil kaymak köyüne gidiyorum bazanda baska köylere gidiyorum,baska alevi köylerinde bi düzen birliktelik,alevilige yakisir toplumsal paylasim ve sicaklik görüyorum bizim köyde ise sürgün kaymaklinin bir zamanlar yazdigi gibi{kimse halen merak ederim] bir kase bali bile paylasmayi beceremiyorlar. hiç kendilerine güvenleri yok,kendi sorunlarini birlikte oturup konusacak anlayislari yok...acayip bir cahillik,istememezlik,çekememezlik,köye varinca bunlari görünce insan nasil oluyorsa kaymakliligin o sig ve kötü huyunu hemen kapi veriyor...köye kadostra gelmis herkes mahkemelik,,köyün bir dönüm bile merasi hayvanlari otlatacak otlagi yok. bütün köy merasini devlet hazinesi yazdirmislar. yarin bütün daga tasa devlet el koysa yada birilerine verse köyün hayvanlarinin otlayacagi bir dönüm bile yeri yok bu çok aci...neyse sonra yine yazarim bi duyurum var.........9 kasimda ankarada alevi örgütleri ilk kez taleplerini haykirmak için miting yapiyor biz pirsultan dernegi olarak adanadan otobüslerle geliyoruz... kaymaklilarda bi pankart açsinlar hapimiz ilk kez o pankart altinda yürüyelim ....herkese bayramsiz selamlar....yusuf aydin..[delidolu]
Asik Musa Merdanoglu, 1939 yilinda Kaymak ta dogmustur. Babasi Kahyaogullarindan Ali, annesi Beydigin koyunden Hatice'dir. Kucuklugu ve cocuklugu yoksulluk icinde gecti. Ondort yasinda asikliga basladi ve yine ondort yasinda yakin koylu bir kiza asik oldu. DEVAMI>>>
DUYURU :Sitemize iki yeni bolum koymaya karar verdik. Bunlardan birisi insanlarimizin sattiklari araba satilik ev gibi ilanlarini koyabilecekleri bir bolum , diger bolum ise isci arayan insanlarimizin kendi cevremizdeki insanlara duyuru yapmalari icin ilan verecekleri bir bolum olacaktir.Bu bolumler en kisa zamanda kullanilabilir duruma getirilecektir. Oylece insanlarimiz birbirlerine yardim etmede bir adim daha ileri atmis olacaklardir..
www.kaymakkoyu.com
Pir Sultan Abdal Kultur Dernegi genel baskanligina secilen Sn. Fevzi Gumus'u
ve Yonetim uyeligine secilen Sn.Ali Riza Aydin'i kaymakkoyu.com okuyuculari
olarak kutluyor ve calismalarinda basarilar diliyoruz....
Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi, Genel Baskanligina Seçilen Kaymak Köylümüz Olan,Bir dönem bizlerle Birlikte Kaymak Köyü Derneginde görev yapmis olan, Sn.Avukat Fevzi GÜMÜS 'e ve Yönetime seçilmis, Riza AYDIN ve diger yöneticilere bu görevlerinde basarilar Dilerim.Selam ve Sevgilerimle.
Ismail SIMSEK
sevgili Riza yazini zevkle okudum.... okurkende hep seninle oldugum anlari yasiyorum.. helde Kemal Pir i anarak yazdigin o anlarda .. Bende Kemal Pir le Ankarada cok seyler paylastim..Vede memlektlimdi.. en son onunla Tuzlucayirda beraberdik. devami>>>
Pir Sultan Abdal Kültür Derneginin kisa tarihçesi ile istemleri. 
Pir Sultan Abdal’in düsünceleri ile anisini yasatmak için Pir Sultan adiyla kurulan ilk
dernek 1976 yilinda Pir Sultanin köyünde “Banaz Köyü Pir Sultan Abdal Turizm
ve Tanitma Dernegi” adiyla kuruldu. Bu dernegin öncülügünde, Pir Sultani anma
etkinlikleri de bu dönemde baslatildi. Dernegimizin amblemi olan 8m boyundaki
Pir Sultan Aniti bu dernekçe 1978 yilinda yapildi. Bu dernek, 12 Eylül askeri
darbesiyle baslayan süreçte ülkedeki tüm demokratik kuruluslar gibi kapatildi.
Simdiki Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi ise Ankara’da Alevi köylülerinin ölü
gömme sandiklarinin derneklestigi bir dönemde “Banaz köyü Pir Sultan Abdal Turizm
ve Dayanisma Dernegi” adiyla – Murtaza Demir, Ilyas Budak, Özkan Demir, Adigüzel
Türkan, Hüseyin Demir, Hasan Canik ile Ilyas Kiliç tarafindan- 1988 yilinda
kuruldu. Dernek, 26 Kasim 1990 da yapilan 1. olagan kongresinde tüzügünde degisiklik
yaparak “Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi” adini aldi. Pir Sultani anma Etkinliklerini
yeniden yapmayi baslatan dernegimiz ilk üçü etkinligi Pir Sultanin köyü olan
Babaz’da yapti, 1993’te yapilacak olan dördüncü etkinlik ise Sivas Valisinin
istegi üzerine Sivas’a alindi. Bilindigi gibi bu etkinlik 2 Temmuz katliamiyla
sonuçlanir.
2 Temmuz katliamindan sonra ülkemizin bir çok yerinde dernegimizin subeleri
kurulmaya baslandi, Adana Subemizde 21 Aralik 1993 yilinda kuruldu.
Günümüzde çalismalarini yürüten dernegimizin tüzügünde, “ Dernegin Amaci : Pir
Sultan Abdal’in yasami ve felsefesi dogrultusunda sosyal, kültürel çalismalar
yapmak, basta Anadolu Alevi kültürü olmak üzere tüm kültürleri yasatmak, gelistirmek
ve yaymanin yani sira Demokrasi, Laiklik ve insan haklari gibi degerlere sahip
çikmaktir.” dedikten sonra çalisma yöntemi kisminda ise: Dernek, “Çalismalarini
irk, dil, inanç, cinsiyet ve siyasal görüs ayrimi gözetmeden sürdürür.” denmektedir.
Dernegimiz dünyada bir ozanin adina kurulup yasatilan yegane dernektir.
Pir Sultanin düsüncelerini yasatmayi amaç edinen dernegimizin istemleri ile
beklentileri sunlardir.
*2 temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Madimak katliaminin yasandigi mekanin Insanliga
karsi suçlarin unutulmamasi ve bundan ders alinmasi için bir müzeye dönüstürülmesi.
*Bütçeden dinsel faaliyetlere pay ayrilmamali ve Diyanet Isleri Baskanligi kaldirilmalidir
*Tüm inançlarin örgütlenmesinin ve kurumlasmasinin önündeki yasal ve idari engeller
kaldirilmalidir.
*Zorunlu Din Dersleri uygulamasindan vazgeçilmelidir.
*Devlet, farkli inanç guruplari üzerindeki baskilara ve süregelen ayrimciliga
engel olmalidir.
*Devlet ayrimci uygulamalardan ve idari tasarruflardan vazgeçip, belirli bir
inanca yönelik okul (IHL, vb) yaptirmakta vazgeçmelsdir.
*Nüfus cüzdanlarindaki din hanesi bölümü çikarilmalidir.
Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi.
Genel Merkez:
Tel: (0312) 433 50 54 – 430 84 10, Faks: (0 312) 435 12 61
Web: www.pirsultan.net
E-Posta: pirsultanabdal@maynet.com , pirsultan.net@gmail.com , pskd@pirsultan.net
Adres: ziya Gökalp cad. No: 16/15 Kizilay/Ankara
Adana Sube:
Tel/Faks: (0322) 351 22 77
E-Posta: pirsultander01@gmail.com
Adres: Tepebag mah. Cemal Gürsel cad. 6.sok. Ertay Is hani No:11 Kat:3 Adana
Sevgili Kaymak köylüler mübarek muharrem ayinda sizlere yolumuzun gayesini daha iyi anlayabilmemiz açisindan birkaç eser buyrun...... sefa simsek
TÜRKÜYE,DE ZAMLAR KIME NASIL VERILIR?
Ülkemizde üreten toplumlardan isci ve memur hangisi maasina zam isterse, bu zammin mücadelesi sokaklara dökülen insanlarla polisin coplarindan nasibini alan, göz altinda tutulan,insanlarin sayisi önemli görülmez. Bu mesele bakanligin makamlarina tasinir,Hükümet sözcüleri ile sendika temsilcilerinin toplanmalari anlasmalari,nin süreci baslar ve aradan uzun bir zaman geçer. Alinacak zamlar eve geldiginde piyasa o zamlari çoktan götürmis olur.
Neden böyle diye düsünenler isin gerçegini bilirler.Ama büyük bir çogunluk resmi makamlarin verdikleri demeçlere takilir devlete inanmak ister Azinlikta olan örgütlü isçiler mücadelenin öncülügünü yapanlar hak taleplerinde sayi olarak yetersiz kalirlar.Bu görünen taplo is veren ve hükümet yönetcilerinin isine yarar.Hakkini almak için örgütlenmek isteyen isçilerin direncini kirmak isteyen hükümet ve is veren çevresi ellerindeki baski araçlarini sonuna kadar kullanirlar.
Mesele meçlisin yan gelip yatanina isabet ederse bunlardan maaslarina zam istegi' akillarina gelirse. iste o istekleri sokaga dökülmeden bir kalem meçlisten istekleri onaylanir.Arpaligin çevresinde isini bulanlar piyasanin zamlarindan hiç etkilenmezler. Onlar vatanin çok kiymetli neferleridir.Yüce halkimiz bu anlattiklarimin gerçeklerini benden daha iyi irdelediklerinin kanisindayim.Ama bu güzel halk ne yapar? ne yapacagi hiç bilinmez.Bes yil aradan sonra olupbitenler hafizasindan tamamen silinir, seçim gelir ve o en önemli oylama günü o degerli oyunu yine beceriksiz ve kendini düsünen sahislari onaylar.Bu halk bu kisir döngüden kurtulmadikca gelecegine dogru yönü bulmasi gerçekten zor görünüyor.
ZAM VAR ZAM VERIN MEBUSA
Helebak zam geliyor gümbür gümbür
Ver mebusa aman mebusa verin ha
Ekmege muhtaç halkini sömürür
Ver mebusa aman mebusa verin ha
Oyunu ver emegini ver doysun
Yasa çikar mebusa daha soysun
Yüksekten seslen sagir sultan duysun
Ver mebusa aman mebusa verin ha
Isçiler açmis Allah verir rizgin
Meçlise söz etme amanha kizgin
Yetmis milyon üstünde olan kuzgun
Ver mebusa aman mebusa verin ha
çalisan beklesin sabirli olsun
Yüce tanri ona mebusluk versin
Yemesin içmesin ihtiyaç görsün
Ver mebusa aman mebusa verin ha
Devlete karisma bela bulursun
El kaldirma aman ceza alirsin
Girersin zindana ömür verirsin
Ver mebusa aman mebusa verin ha
Fezali duyarmi halkim feryadi
Emekci köylü esnafin yok tadi
Disa bagli devletin budur adi
Ver mebusa aman mebusa verin ha
2007 yılı içinde insanların sermayenin egemen olduğu güçler çalışarak emeğinin karşılığını alamayan yaşlanmış yorgun insan bedenlerinin geçirdiği bir yıl;
Dünya jandarmalığını üstlenen egemen güçlerin sömürülerini daha çok arttırmak için insanların üzerine çol,çocuk kadın demeden bombalar yağdırıp binlercesinin ölümü on binlercesinin yaralanıp sakat kalmasına mal olan bir yıl;
Dünyanın dört bir yanında ve ülkemizde ırkçılık milliyetçilik duygularının kabardığı, renk din ve inanç ayrımı yaparak kendileri gibi düşünmeyenlerin yaşam hakkı tanımayan bir yıl;
İnsanca yaşayabilmek için iş, ekmek, birazcık özgürlük demokrasi diye meydanlara hak aramak için çıkan insanlara aydınların yazarların üzerine jobların uçuştuğu bir yıl;
2008 e girerken insanca yaşayabilmek için açlığın, yoksulluğun, işsizliğin olmadığı,bombaların atılmayıp çocukların sakat kalmadığı, yazarların aydınların düşüncelerini özgürce yazdığı bir yıl olması dileklerimle…
HALİL GÜMÜS
Selam Kaymak Köyü Sitesini okuyanlar, okuyamayanlara seslenmek ulasmak isterdim aslinda ama onlar zaten okumuyor yada okumaya olanagi yok, bu yüzden anlamsiz onlara yazmak. Sayin Dernek baskaninin yazdiklarini takip ediyorum, çok dogru ve hakli buluyorum. Digerleride güzel seyler yazdilar, ne deyim. Önce köyde yasayanlarin bu islere yardimci olup, ön ayak olmasi, sonra köy disindakilerin yardimci olmasi gerek. Duyarliligindan dolayi, simdiye kadar yardim edenlere tesekkür ediyorum, ve özellikle Almanyadan hiç gitmedigi, görmedigi ama yinede benim köyüm diyerek yardimda bulunan bu konuda köyü için projeler üreten, kafasini mesgul eden VEYSEL AYDIN a yürekten tesekkür ediyorum, bununlada sanirim sehirlerimizde yasayanlara köylerine duyarsiz olanlara ince bir igneli gönderme yapiyorum.Ben bu e-maille aslinda böyle sitemler yazmak için degilde, yeni yil mesaji yazmakti istegim. Herkesin yeni yilini kutlar, gelecek yilin mutlu, umutlu ve güzel günler yasatmasi dilegiyle.
Veli AYDIN
MERHABA CANLAR
Yüzyıllardır yaşadığımız Anadolu topraklarında Alevilerin inanç yaşamlarını içlerine sindiremeyen gerici mollak güçler kirli emellerini eğitim kurumlarındaki 15-16 yaşlarındaki alevi çocuklar üzerinde faşizan saldırılarını Amasya”da kız öğrencilerini kara çarşafa bürüme baskısı ve ”neden namaz kılmıyorsunuz” baskısı yurdun dört bir yanına dalga dalga yayarak Erzincancın Tercan ilçesinde liseye din kültürü ve ahlak bilgisi dersine çağırılan ilçe müftüsü Alevileri rencide edici söylemleri alevi öğrencilerinin velilere söyleyip basına açıklama yapılınca “pardon çocuklar daha küçük onlar yanlış anladı.” diyerek ince badem bıyıklarını kıvırıp şeytani kirli eylemlerini söyleme mutluluğu kirli sakalından yüzüne yansıdığını hissedince bıyıkları ağzında geveleyerek mollakça yalanarak bendeki “bu kıvrak zeka oldukça ben daha üst düzey idareci makamlara gelmeliyim”diyor.İktidarla aynı emelleri paylaştıkça insanları yoksullaştırarak inançları üzerinden politik yaşamınızı sürdürdükçe iktidarın tahkiyecilikle sizleri istediğiniz makamını getirecekler.
Ozgur Gumus
Kaymak köylüleri ve kaymakder üyeleri,bizler kaymak köyü bireyleri olarak,sehirlerin farkli mahallelerinde yasamimizi sürdürürken,dernegimiz bizleri yil içinde bir araya getirerek istendiginde ziyaretlere adak kurbanlari götürerek veya piknik yerlerine dernekle gidiyoruz.Istendiginde köyümüze giderek köyümüze olan hasretimizi gideriyoruz.Bizler köyümüzden ne kadar uzak kaldiksada birçok degerlerimizi biraktik.Analarimizi,babalarimizi,akraba ve komsularimizi bunlarin bir çoguda hayatlarini kaybetti.Hayatta kalanlar ise köyde hayatlarini zor kosullar içinde sürdürmektedir.Insanlar yasadiklari yerde zor kosullar var oldugu için hayat dahada zorlasiyor.Köyümüzün baslica sorunlari cenazelerimizi uygun defnedebilecegimiz bir yer su ve kanalizasyon olmakta.Köydeki bu sorunlari giderebilmek için bizler birlik içinde oldukça tüm sorunlar giderilebilir.Denegimizin öncelik olarak dogup büyüdügümüz köylülerin ve kaymakder üyeleri vefat eden insanimizi cenazesi uygun ortamda inanç ve geleneklerimize uygun ortamda defnedebilecegimiz bir yer yaptirmak için dernegimizin gündeminde genelkurullarimizda kararlar alinarak yönetim kuruluna yetgi verildi.Yönetim kurulunun kendi aralarinda kararlarini alarak baslayacaklari isin maliyetini çikararak yaptirilmasi istenen cenaze evinin yardim kampanyasinin elektronik ortamda kolay yolu seçerek bankada bagis hesabi açarak degil yapilacak ise kadkida bulunacak isim listesini çikararak komsulara ziyaret yaparak daha basarili olunabilir.Yapilacak isin projeleri hazirlanarak yardima alabilecek valilik ve kaymakamlikliklara dilekçe verilerek demir çimento ve insaat malzemeleri alabilmek için brokrasileri kullanilmali komsu köylülerimiz bu sekilde çözdüler.Biz dernek yöneticileri bunu örnek almali 1967'de köyümüze getirdigi altyapilarla devrim yaratti.Duran Dalkiliç'in muhtarliginda köyümüze yapilan okulla egitim olanagini saglamistir.Kendisini saygiyla aniyoruz topragi bol olsun ruhu sad olsun.
Halil Gumus
Köydeki ilişkileri şehirlerden, oraları görüp gelişmiş, değişmiş köylülerimizin katkılarıyla yeniden sağlamalıyız. Bu anlamda okuyan gençlerden umutluyum. Okuyan gençler köye gelip yada geldikçe nedir şu incir çekirdeğini doldurmayan şeyler etrafında örülen sıkıntılar diye kendi ailesinden başlayarak bir mücadeleye girişmeleri gerekiyor. Dedesinin yada amcasının azcık kırgın olduğu köydeki komşusuna bir çay içmeye gelmeleri bütün buzları eritecektir. Bu bizleri yüceltir, gençlerin bu engin yaklaşımı yapacağından eminim. Bu güzellikleri şehirlerden başlayarak ta kurabiliriz. Dernek toplantıları buna bir vesile olmalıdır. Herkes düşününce bunun yollarını bulacaktır kendi kendine yapacağı şeyleri görecektir. Ruhu SU bir şiirinde “El gövdede kaşınan yeri bilir” der. “Er yani yiğit lakabıyla anılır” derler; Bizim Dağın oğlu Bekteş’i bu açıdan hep taktir etmişimdir. Bu sene köye geldiklerinde Göhergilin kızları, Acırlıoğlunun gelini sabah kahvaltısına davet emişti, ne güzel değil mi; Kılıççıda da düğünde kızlar kol kola girmiş halay çekiyorlardı. Gel de sen şimdi burada, Nazım Hikmetin, “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin” şirini hatırlama. Aslında bu konuda daha çok yazmak, düşünmek, konuşmak isterim ama yeter. İş sadece birkaç kişinin değil herkesin bu konuda kafa yorup acaba ben bu konuda ne yapabilirim ki diye kendi kendine sormasıyla yol alınacak. Bu konuda herkesin atacağı birkaç adım, yapacağı bir şeyler mutlaka vardır. Yeter ki herkes bu konuya kafa yorsun.
Riza Aydin
bu yazıyı adanadan yazıyorum. senelik iznimi köyde geçirdim her yıl olduğu gibi. bu yılda tam bir ay kaymak köyünde kaldım ,yoğun iş temposuyla,köyü,köylüleri ve de köyün sorunlarını yerinden gözlemledim.köyümüzde yeni evler yapılıyor, betonlaşma köyümüzdede başladı, yalnız kölüde henüz bir çevre bilinci gelişmiş değil. yeni yapılan evlerin yanında basmalık,küllük,çöp vs olduğu gibi korunuyor.ben bir ay içersinde kendi evimizin etrafını temizlemeye çalıştım, kendi ailem ve köylüler bana boş bi iş le meşgul olduğumu alaycı bi şekilde ilettiler. birde evimizin çevresinden en az 20,,,30 traktör ağaç,odun tahta taşıdım . bunların yarısından çoğu yakılacak odun du,ama anneme odun yakma işini öğretemedim o yine büyük bir aşkla tezek yakmaya devam etti, yani odun yakma kültürü köyümüzde gelişmemiş. köyümüzün en büyük sorunu, şehirlerde olduğu gibi su su sorunu hem büyük hemde çok kolayca çözülebilecek bi sorun.1,cacıranlı, körlek,kuzuluklar, yani büyük dere tarafında 20 ye yakın göze gelebilecek göze var. en kalıcı ve kesin çözüm ise kızıl ırmağın suyunu elekterik su motorlarıyla köye taşımak ama köylülerde bu suların köye getirilmesi gibi hiç çaba yok, yani odun ,tezek olayı gibi. eğitim şart yani. ben bu düşüncelerimi muhtar ve köylülere söyledğimde... benim yine boş işlerle uğraştığımı hiç bir söz söylemeden bana bi şekilde anlattılar. sitede epeydir bi cenaze yıkama evi tartışması sürüyor,bayağıda güzel yazılar var ama köyde yaşayan esas kullanacak insanlarda böyle bi istek ne yazıkki ben göremedim. birileri köye bi şeyler yaparsa köylüler pek karşı çıkmaz gibi ama kendilerinde bi istek yok, kendileri bütün hayatları boyunca hep şunua inanmışlar,biz birlikte birşey yapamayız, laf olur konuşulur ama, iş olmaz. durum böyle sayın kaymaklı dostlar. ben kimsenin inancını,sevincini köreltmeyim. ama eğer somut bişeyler olur bizler köye gider, doğru ve yararlı şeyler yapar isek köylülerin bu olumsuz düşüncelerini tersine çevirebiliriz...adanadan çok sıcak selamlarla, herkesi kucaklıyorum...
yusuf aydın(kanber hocanın oğlu)
==============================================================
DEGERLİ KAYMAK KÖYU SAKİRLERİ BİLİYORSUNUZ KÖYÖMÖZE BİR CENAZE EVİYAPILMASI İCİN HERKESİN DUŞUNCELERİNİ ALDIK HERKESE TEŞEKUR EDERİZ ŞİMDİ İSE BİR BANKA HESAP NUMARASI CIKARDIK BANKA BESAP NUMARASI 3503440-5008 GAZİ OSMAN PAŞA ZİRAAT BANKASI ŞUBESİ ANKARA DİYE BUTUN YURT İÇİ VE YUT DIŞINDAKİ KAYMAK KÖYÜ DOSLARIMIZIN BU CENAZE EVİNİN YAPILMASI İÇİN GÖNLÜNDEN NE KOPARSA MADDİ YARDIMLARINI BEKLİYORUZ SAYGILARIMLA ..... YÖNETİM KURULU ÜYESİ
HALİL AYDIN
================================================================
Değerli dostlar merhaba
Yine sizlerle olmak dan çok mutlu olduğumu bildirir sizlere de mutluluklar dilerim.
Ben ilyas cırık olarak köyümüze kaymaklılar olarak ne gibi güzellikler yapabiliriz onu düşünüyorum ve tüm dostlarımızdan birlik ve beraberliğimizi nasıl sağlayabiliriz sorusunu alıyorum.Herkes aklının yettiğini düşüncelerini anlatıyorlar.Bir kaymaklı olarak dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar doğdukları büyükleri kaymak köyünü inkar edemezler.Nereye gitseler ,ne kadar kaymak köyünden uzaklaş salar,kimliklerinden kaymak yazısını sildiremezler.Onun için dostlar gelin bir olalım birlikte olalım.Köyünde birliği sağlayamayan, örgütlü olamayan toplum olamaz.Önce evimizde sonra köyümüzde birliğimizi sağlayacağız. Sonra ülkemizde birlik olacağız.Asırlardır alevi toplumu hiç birlik olamamıştır.Neden.İnsanlar hep karsısındakini küçümsediği içindir.Kendisi köyden çıkmış büyük şehirlerde hayatını nasıl kazanmış bu günlere nasıl gelmiş onları sorgulamalılar.
Bir ata sözü vardır ya kablumbağa kabından çıkmış kabını beğenmemiş. İşte köylülerimizin çoğunun geçmişini biliyoruz onun içindir ki zaman geç olmadan gelin derneğimizin önderliğinde bir olalım.Herkesin düşüncesine saygımız var.Kaymaklıyım diyen tüm köylülerimizin herkesin derneğe üye olmalarını diliyorum eğer kaymakdan kaymaklı olarak bir tas su içmişseniz bunun hatırına ve köyümüzün adını yaşatmak adına üyelerimizin üye aidatlarını da ödemelerini arz ediyoruz.Şu anda dernek başkanı olarak elimde üyelerimizin dernekden istifa etdiklerine dair onlarca dilekçe var.Dilekçelerini işleme koymaya elim varmıyor.Bu insanlara bir başkası köy derneğine üyemisiniz diye sorarlarsa acaba üyeydim de istifa etdimderken yüzleri kızarırmı bilmem ama bunlar iyi düşünülmeli sonunda utanılacak davranışlarda bulunulmamalı diye düşünüyorum
1994 yılından 2007 yılına kadar her üyemizin toplam ödemesi gereken 120 ytl cicarında.Eğer bu meblayı ödeme gücüm yok diyen köylülerimizin talebi halinde borçları köyümüz hayır severleri tarafından ödenecekdir bunu böyle bilesiniz.
köyümüzde büyük eksikliğini hissetdiğimiz için cenazelerimizin yıkanması için bir mekan yaptırmayı düşünüyoruz ve bu konuda ciddiyiz.Köyde yaşayan köylülerimizin talebi olmasa bile biz duyduklarımızdan utanıyoruz ve bu konuda bir göz oda halindede olsada bunu yaptırmayı görev biliyoruz.Bu konuda düşüncesi olan ve maddi destekte bulunmak isteyen kim olursa olsun kendisine minnet duyacağız.Çeşitli teklifler var.Hayırına geçmişlerinin anısına yardın etmek isteyenlerin adlarını o mekana vereceğiz ve öyle yaşatacağız.Bu konuda çalışma yapmak için dernek yöneticilerimizden birkaç kişi kısa zamanda köye gönderip yer ve maliyet tespiti yaptıracağı.Bu konuda desteklerinize ihtiyacımız var.Lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşın.Tekrar görüşmek üzere.köyden ayrılmış sanızsa da bizden ayrılmayın hoşçakalın...
İlyas Cırık
FAYDALI LINKLER
FAYDALI PROGRAMLAR
![]()
kaymakkoyu@kaymakkoyu.com